Yalınayak durumların söz bitimleri
Tay'ların AT oluşlarını izliyorum anahtar deliklerinden.
Gece karanlığı çalınınca duvarların arasında dans eden kadınlar biriktiriyorum,
Yalnız başlarına.
Saçlarında ölme halleri hayaller ötesinde...
Uykuya dalışların yalnızlığında kalıyorum sen uyuyunca...
Yalınayak durumların söz bitimlerine noktalaşıyorum bazenler de.
Vurup çıkayım, dönüp gideyim, kalıp öleyim düşüncelerinin mütemadiyen durakları sayılıyorum yolculuklarda.
Sıradaki düşünce ; göğe çıkayım...
Boş bakışlarını suratımda yakaladığım her an anlamadığını fark ediyorum.
Bir gün anlar belki diyorum içime beri.
Her zamanki halim ağzımın içinde konuşuyorum işte...
Büyüyorum yıllar içinde, boyumun hangi ağaca tekabül ettiğini takip edemiyorum.
Karış hesabına vurarak buluyorum kendimi nicelerde.
Ama babamı ne zaman görsem rüyalarımda kazık kadar olduğumu duyuyorum uyku aralarında.
Kazıklaşıyorum sanırım anladığım kadarıyla.
Yokuş başlarını hatırlamıyorum, sonlara yuvarlanıyorken.
Çırpınmanın manasız olduğunu söylemiştim ya, geciktirmeyi sevmiyorum.
Bıraktığım hiçbir şeyi yerinde bulamıyorum mesela.
Nerede bıraktığımı unutuyorum çünkülerde.
Bak yine akışına bıraktım kayıplardayım mesela...
Buram buram uyku kokuyor gece-gündüz halleri.
Kabuklar bağlıyorum kaburga aralarıma.
Dört bir yandan kuşatıyorum içimi delirircesine.
Uzun soluyorum bak!
Köprülerin altlarında akıyorum nehirleşerek.
Sonra...
İşte o an, tam da bu an.
Çekip bi' sigara yakıyorum.
Ah diyorum, ne güzel bir şeydir omuzlarından öpmek...
Yorumlar (0)