Yaşadığım Sürece Varım
YAŞADIĞIM SÜRECE VARIM
Bazen içinde bulunduğumuz zamanın bize ait olduğunu unutup kontrolü başkalarına devrederek olanları izlemeyi tercih ediyoruz. Ya da hiçbir girişimde bulunmadan öylece oluvermesini bekliyoruz. Belki cesaret edemiyoruz belki çekiniyoruz belki de sadece sorumluluk almak istemiyoruz çünkü insan zaman zaman alacağı sorumlulukların yükünü taşıyamayabiliyor ama olaylar nasıl gelişirse gelişsin bu hayat bizim ve yüzleşmesi gerekenin biz olduğumuz noktasını atlıyoruz.
Şimdi düşünelim, doğumdan ölüme kadar ortalama 65-75 yıl arası bir yaşam süresine sahibiz. Üzüntüler, sevinçler, ölümler, güzel anlar ve kötü anlar içinde bulunduran yaklaşık olarak 70 yılımız varsa ve biz bu 70 yılın sadece bize ait olduğunu ve bizim sorumluluğumuzda olduğunu unutursak geride yaşanmamış uzun yılların kalmasına müsaade etmez miyiz? Buradaki yaşanmamış yıllar korkak ve başkalarının müdahaleleri ile bizim yüzleşmek yerine akışını seyrettiğimiz geçmiş yıllardır. Yoksa insan bir şekilde var olmaya devam ediyor. Fakat bu hayat bizimse bu var oluş bir şekilde mi olmalı gerçekten?
Osho'nun çok sevdiğim ve zaman zaman üzerine düşündüğüm bir sözü var: "Yaşamak, yeryüzünde en nadir rastlanan şeydir, insanların çoğu yalnızca var oluyorlar o kadar."
Var olmak ne güzel. Fakat insan bir yerlerde bir şekilde ben varım diyebiliyorsa yaşıyor olmalıdır. Yaşıyor olmak öylece olmamalı. Sevebilmeli, tecrübe edebilmeli, görebilmeli, yanlış yapabilmeli belki de en zoru umut edip devam edebilmeli. Ama ne olursa olsun kendini öylece var oluşun kollarına bırakmamalı.
Evet maalesef ki hayata geldiğimizde bazı durumlar bizim tercihimiz dışında gelişiyor. Ten rengimiz, yaşadığımız ülke ya da şehir, bazı fiziksel özelliklerimiz, ailemiz ya da akrabalarımız... Kimileri bu konularda şanslı olsa da kimileri hayata geriden başlamak zorunda kalıyor. Geriden başlayıp daha fazla olayı deneyimlemek durumundadır. Bunlar bazen acı verici gelir insana. Bazı zamanlar dayanılmaz haller alabilir. Ama insan iyi-kötü ya da acı verici deneyimleri ile var olur bu hayatta. Bu deneyimler onu ileriye taşıyan basamaklara dönüşür zamanla. Ve bu basamaklar var olduğu zaman içerisindeki kendisini oluşturacak aslında fark etmese de.
O yüzden ne kadar geride olursak olalım ne kadar zorlanırsak zorlanalım ben varım ve yaşıyorum diyerek ipleri elimize almak için adım atmaktan korkmayalım. Korkarsak o ipler elimizden kayıp gidebilir tıpkı zaman gibi.
Yorumlar (1)