KABUL ET
Sardunyaları cilveleşirken buluyorum güneşin ince yüzünde
Birkaç dakikalık huzuru kucaklıyorken kollarım
Kara bahtlı çocuğun yazgısına karışıyor ömrüm
Susarak sevmelerin sayısını biriktiriyor içimde
Sonra konuşmayı unutup
Derin bir sessizlik içinde kaybolmaya niyet ediyorum
Nasıl anlatamıyorsam varlığını, yokluğun da öyle, diyorum
Kışı geçmeyecek, baharı gelmeyecek
Çiçeği açmayacak büyülü kar beyaz dallar gibi
Ve içinde her gün bir çoğaltıp, iki eksilterek kendini
Sessizce kaybolup gidecek bir yitiğin çaresiz hikâyesini yazıyorum
Bir çiğ parıltısı gözlerin hangi şehrin gurbetiyse
Ben hala oradayım
Bir yanı boşluk, bir yanı girdap
Bir yanı uçurum, bir yanı hasret kokan...
Olmayışın bir yana
Sıcak ekmeği bölüp sana uzatmak
Kuruyan dudaklarına nefes olmak
Ağrıyan göğsüne dokunup hafifletmek acını
Umudun hülyalarında kanatsız kuş olup dolanmak gibi,dedim
Yine de
Yürekte mayalanan kalbin hükmüne razıyken kaderim
Bir efsunlu bakışın tesadüfüne denk gelme umuduna kalbim
Ve bilesin!
Senden öncesi olmayan, senden sonrasına talip olduğum
Kalbimi, kalbine emanet ettim
Kabul et
Gayrı yok bir adresim varabileceğim sen huzuruna.