Yayıncılar, Anna's Archive'e Karşı Telif Hakkı Davası Açtı
Mart 18, 2026 tarihli Publishersweekly haberine göre, dünyanın en büyük yayınevleri, milyonlarca kitap ve akademik makaleyi yasa dışı yollarla erişime açan "Anna's Archive" sitesine karşı New York'ta toplu dava açtı. Yayınevleri, platformun sadece bir korsan kütüphane olmadığı, aynı zamanda yapay zeka şirketlerine veri satan ticari bir suç unsuru teşkil ettiğini belirtiyor.
Penguin Random House, HarperCollins, Hachette, Wiley ve McGraw Hill gibi sektör devlerinin bulunduğu 13 büyük yayınevi, Amerikan Yayıncılar Birliği (AAP) aracılığıyla "Anna's Archive" platformuna karşı telif hakkı ihlali davası açtı. Mart 2026'da New York Güney Bölge Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesinde, platformun "astronomik ölçekte" bir korsanlık operasyonu yürüttüğü vurgulandı.
Davanın en dikkat çekici noktalarından biri, Anna's Archive'in elde ettiği içerikleri sadece ücretsiz sunmakla kalmayıp, bu verileri yapay zeka (AI) geliştiricilerine kazanç karşılığında pazarladığı iddiası. Yayınevleri, platformun kripto paralar karşılığında büyük dil modellerini (LLM) eğiten teknoloji şirketlerine "yüksek hızlı veri setleri" sağladığını öne sürüyor. Amerikan Yayıncılar Birliği Başkanı Maria Pallante, konuyla ilgili açıklamasında, "Anna's Archive, milyonlarca edebi eseri çalan ve utanmazca yapay zeka geliştiricilerine kripto ödemeleri karşılığında erişim sunan arsız bir korsan operasyonudur," ifadelerini kullandı.
Dava dilekçesinde, platform operatörlerinin kendilerini açıkça "korsan" olarak tanımladıkları ve amaçlarının "dünyadaki tüm kitapları ele geçirmek" olduğu belirtildi. Mart 2026 itibarıyla platformun; 63 milyondan fazla kitap, 95 milyondan fazla akademik makale ve yaklaşık 1 petabaytlık (1000 TB) devasa bir veri arşivine sahip olduğu ifade ediliyor. Platformun arkasındaki kişilerin kimliklerini gizlemek için yoğun çaba sarf ettiği, ancak yayınevlerinin davanın bir parçası olarak bu kişilerin kimliklerinin tespit edilmesini ve sitenin tüm alan adlarına el konulmasını talep ettiği öğrenildi. Yayınevleri, bu faaliyetlerin sadece finansal kayba neden olmadığını, aynı zamanda yazarların emeklerini hiçe sayarak yayıncılık ekosistemini temelinden sarstığını savunuyor.