S'ye mektuplar
DÖRDÜNCÜ GÜN
Sensiz yada daha doğrusu seni görmeden geçeceğine inandığım lanet bir güne uyandım.Olmadığın zamanlarda hayat ne kadar da sıradanmış daha yeni anlıyorum.Ses yok nefes yok içimde kocaman bir boşluk.Ne yapsam dolduramamışım.Hep bir tarafım yarım.Nereye baksam seni aramışım yıllar yılı lakin farketmem 30 koca yılımı almış.Kaybettiklerimizin farkına vardığımız gün kazandıklarımızda boşa gidecek diyor ya şair.Benim ömrüm silinip gitmiş.Şöyle bir geriye bakıyorumda ne kadar sıradan ve silik.İnsan kalbinin yarısı olmadan da yaşayabiliyormuş onu anladım.Tabi ne kadar yaşamak denirse buna.Nefes alıp vermişim işte.Başka bedenlere aşk sanıp aldanmışım.Ne yazık geçen koskaca ömüre.Seni karşıma bu kadar geç çıkardığı için yıllarca sitem etsemde azdır kadere.Dünyanın en güzel yemeği iki adım ötemdeyken yumurta kırıp karnımı doyurmaya çalışmışım.O kadar açımki anlatamam.Gözlerindeki sonsuzlukta doymak istiyorum en başta.Dalıp gideyim ve mümkünse kimsede kurtarmasın beni.Yıllar geçsin iki dizinin dibinde.Bir günlük yokluğun dahi beni bu duruma koyarken sen kimbilir ne saçmalıkları kendine dert olarak alıyorsun.Bağırmak istiyorum ya neyin var neyin yok sırtla omzuma.Senden gelen herşey kıymetli.Sen yeterki sıkma o güzel canını ben senin yerine de üzülürüm,dertlenirim.Yeterki eğme o güzel başını tut elimden.Sonra bi bak bana engelmi dayanır.Seni görsem yetiyor sanki.Orda bir köşede dur bende göz ucuyla sana bakıyım...