S'ye mektuplar
İLK GÜN
Bazen bir adım atmak gerekir hayata.Yanlızca dışarda kalıp kendini soyutlayarak geçen bir ömrün aksine yaşama sevincinide bir kenarda bekletmemek lazım öyle değil mi?Kendiyle olan savaşını defalarca kaybetmiş biri olarak kaleme alıyorum bunları.
Yenilmek öyle sıradan hale geliyorki artık kazanmanında bir ihtimal olduğunu unutuveriyorsun.Defalarca aynı duvarlara çarpa çarpa hissizleşiyorsun.Bir umut belki herşey güzel olur dediğinde tekrar bir sille ve yine ne hazindirki yerdesin.İşin tuhaf yanı belirli bir yerden sonra buda rutin halini alıyor.Hatta daha da ilginç olanı kalksam tekrar nolacakki düşüncesi beliriveriyor akılda.Yaşamaya dahi takati olmayan bu adamın belkide son kez kaleme aldığı sözleri okuyacaksın(tabiki birgün vermeye cesaret edebilirsem).
Ucu nereye gider ne kadar sürede kaç sayfa çıkar hiçbir fikrim yok.Bir bakışıyla hayatını güzelleştirene hisleri böyle anlatmak nasıl bir fikir onuda kestiremiyorum.Sadece içimde bir yazma isteği ve senle dolu aklımın her köşesi.Saçma belkide ergence gelebilir bütün bunlar lakin benimde elimden gelebilecek tek şey bu.Umarım beğenirsin.Umarım bir nebzede olsa bu sözlerin kendine layık olduğunu düşünürsün.Umarım okurken yüzünde ufacıkta olsa bir gülümsemeye sebep olabilirim.
Söylenecek onlarca kelime varken yüzüne karşı susup eve gelip kağıda haykırmak biraz korkakça gelebilir saygı duyarım ama bunları sana söylediğimde senin benden uzaklaşma ihtimalin.İşte sadece bunun için bile sonsuza kadar susabilirim.Bir yerlerde mutlu ol yeterki.Hakediyosun ya gülmeyi mutlu olmayı en çok senin hakkın.Bunun kimle nerde nasıl olduğu umrumda bile değil.Uzun lafın kısası dolu dolu bir gün sana bakarak sesini duyarak geçen ve hayatın gerçekten hayat olduğunu hissettiren.Sıradan ölümlüler normal karşılarken ben gözlerinde gördüm sonsuzu.Yarın yine daha da bir özlemle yazana kadar şimdilik görüşmek üzere efendim...