SESSİZ AŞK

May 1, 2026 - 10:23
 0  28
Sana kelimelerin yetersiz geldiği özlemli bir günden sesleniyorum. Avuç içlerimin yalnızlığından, nedensiz ağrıyan şu kalp ağrısından ve sessiz çığlıklarımdan bihaber siz olduğun şu vakitlerden uzun uzun bahsetmek…
Bahar geldi buralara. Çatladı en kavi yerinden tohum. Her yer bembeyaz çiçeklere büründü. Gördüğüm her çiçek dalına, çıkmaz sokaklarda yitirdiğim kuşların bahardan eksik kaldığı sayfalara, sahrada denizi arayan beyhude berduş sersemliğiyle, çölde aşk suretine benzeyen her dalı bir sen kılığında peydahlanan şiirlere bulandığını, soylu fırtınalarda çıkan rüzgâra bile sen diye sarıldığımı, bir bestenigar varlığına cümleler sunduğumu, ay ve yıldızların şaha kalktığı gece yarısı bir iz gibi gökyüzüne seni nasıl çizdiğimi anlatmalıyım.
Varlığının ikramında yüreğimi sızlatan ne varsa bir kuşluk vakti cesaret edip secde ile nihan da konuşmak istiyorum. Yalnızlığıma kaç gece refakat ettiğinden bahsetmeliyim mesela. Yolunu kaybetmiş bir yolcu gibi değil de kendi benliğine sızmış biri olarak gözyaşlarımı huzura dökme niyetindeyim.
Üzerimde özlemlerin birikmiş nakışlı gözleri. Işıksız bir ülkede yürümek gibi. Al götür içimde ağlayıp duran şu sessiz serçeleri. Ruhumdur tenhalarda kaybolup viran olan. Bazen hüsran, bazen yalan. İpek bir karanlıktır seni sevmek. Gecenin bir vaktinde çiçeklerle sana varmaktır. Sen kokusu etrafa yayılsın diye bulanmaktır inceden beyaz güle. O hicran vuslatı gözlerine değebilmeyi umut etmektir.
Ben de bir Anka’nın varlığına dönüştüğünü fısıldamalıyım kulağına. Bir kapı aralığından sızan rüzgârın kokunu içime nasıl da doldurduğundan bahsetmeliyim uzun uzun. Hiç gitmeyecek ve bir iz gibi ruhumda dolaşacak bu kokuyla bir ömür yaşayacağımı bilmeliydin. Benden anlamadın ama şiirlerimden ve sözlerimden anlamalıydın; bu sessiz aşkın akşamı da bir seninle sabahı da seninle bir olacağından…