Mengene
Aylardan Ekim, günlerden Çarşamba,
Ayın dördü, hava güneşli,
Fark etmiyor, beşi perşembe, ardı Kasım,
Ezdikçe eziyor, ezdikçe eziyor.
Hislerin şiire dönüşmesi zor.
Zaman boynumda bir urgan,
Boğdukça boğuyor, boğdukça boğuyor.
Kelimeler dudaklarımdan ölü doğuyor.
Duvarlar, sokaklar, şehirler birer mengene,
Sıktıkça sıkıyor, sıktıkça sıkıyor.
Akrep ve yelkovan göğsümde kanıyor,
Sızdıkça sızıyor, sızdıkça sızıyor.
Sırtımda bir küfe içinde ben,
Belimi doğrultsam balyoz iniyor,
Büktükçe büküyor, büktükçe büküyor.
Ne kendime sığıyorum ne taşıyorum,
Ne nefes alıyor ne yaşıyorum,
İçimde çürüyen bir ceset,
Koktukça kokuyor, koktukça kokuyor.
Haykırsam geçecek belki ama kahrolsun dilim,
Sustukça susuyor, sustukça susuyor.
Şahidi bol bir ömür benimki,
Soldukça soluyor, soldukça soluyor.
Bir zayıf adam sıkışmış bu mengeneye,
Tutundukça ölüyor, tutundukça ölüyor.