Kayseri'nin Tarihi Yapıları Teknik Kalemle Tuvale Aktarılıyor
Kayseri'de yaşayan 38 yaşındaki Muhammed Emin Gürpınar, Kocasinan Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde grafiker olarak görev yaparken, aynı zamanda ressam bir ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olarak şehrin tarihi yapılarını teknik kalemle çizerek ölümsüzleştiriyor. Sanatçı, bu projeye Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar'ın tavsiyesi üzerine başlamış ve amacının Kayseri'deki tüm tarihi eserleri çizerek sanatseverlerle buluşturmak olduğunu ifade ediyor.
Gürpınar, dedesi Hüseyin Gürpınar'ın 1963 yılında Pazarören Köy Enstitüsü'nden mezun olduktan sonra Kayseri'ye öğretmen olarak gelerek kentte resim sanatının öncülerinden olduğunu belirtiyor. Bu yeteneğin babası Arif Sami Gürpınar aracılığıyla kendilerine ve kardeşlerine aktarıldığını vurgulayan sanatçı, ailede herkesin bir şekilde resim sanatıyla ilgilendiğini dile getiriyor. Üçüncü kuşak olarak bu mirası sürdürmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ekliyor.
Sanatçı, yaklaşık 5 yıl önce Kayseri'deki tarihi eserleri çizmeye başladığını ve bu fikrin belediye başkanının tavsiyesiyle şekillendiğini anlatıyor. Kayseri'nin farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan zengin bir şehir olduğunu belirten Gürpınar, "Roma'dan Selçuklu'ya, Osmanlı'dan günümüze kadar birçok uygarlığın izlerini barındıran bir kentte yaşıyoruz. Bu yapıları çizmek benim için büyük bir ayrıcalık" ifadelerini kullanıyor. Taş yapıların bir hafızası olduğuna inanan Gürpınar, resim sanatının aynı zamanda belgeleyici bir yönü bulunduğunu belirterek, eserleri çizerek kalıcı hale getirmek istediğini vurguluyor.
Bir eseri çizmeye başlamadan önce o yapının bulunduğu bölgede keşif yaptığını ve kentin neredeyse tüm tarihi yapılarını gezdiğini aktaran Gürpınar, mimari özellikleri araştırdıktan sonra önemsediği yapıları seçtiğini belirtiyor. Bazı eserlerin önünde saatlerce eskiz çalışması yaptığını, bazılarının ise fotoğraflarını çekerek atölyesinde tamamladığını ifade ediyor. Çalışmalarında teknik kalem ve mürekkep kullanan sanatçı, bir çizimin tamamlanmasının birkaç ayı bulabildiğini belirtiyor.
Çizimleri arasında kendisini en fazla zorlayan eserin Selçuklu Uygarlığı Müzesi'nin taç kapısı olduğunu dile getiren Gürpınar, detayların yoğunluğu nedeniyle bu çalışma üzerinde uzun süre emek harcadığını söylüyor. "Muhteşem detaylara sahip bir kapı. Onu birebir kağıda aktarmak gerçekten çok zordu ama en beğendiğim çizimim de bu oldu" diyen Gürpınar, Kayseri'nin tarihini sanatla kayıt altına almaya devam edeceğini belirtiyor.