Bulut’a yazılan mektup

May 3, 2025 - 12:05
 2  118
Bulut’a yazılan mektup
Bulut’a yazılan mektup

     Sevgilim; Yüreğimin köhne yanlarına sinecek güzel bir simaydı varlığın. Sana seni anlatabilmenin bir yolunu bulabilseydim şayet, buna ilk gözlerinden başlardım. Zira ilk değen üzerime mahrem gözlerinin en kalbi derinliğiydi. Sana seni henüz görmeden hissetmenin ne denli güzel  olduğunu anlatabilseydim , kalbinin titremesine bir yenisini daha ekler mesut gönlümde bir bahtiyar yer edinirdin. Sen gönül asilzadesi, kalb-i deryam, sevda-i hakikatım. Senden evveli yoktu. Sen yüreğimin hissettiği en hakiki şeydin. Sen varlığı müşerref. Sessiz yüreğimin mutlu habercisi; hoşgelmiştin…

Seni ümit etmek, aşk-ı haneme sunulmuş bir mektup gibiydi. Bu öyle bir mektup ki sanki saifelerce yazılsa bitmeyecek satırların duacısıydı. Sana seni anlatmak ayna ile konuşmaya benziyor. Ayna dile gelip seni anlatırdı hep.

Tüm evren bir olmuş seni konuşurdu sanki. Ya da akli melakelerim seninle idi.Güneş yağmura dönerdi yüzünü, sen sustukça . Deniz dalgasını sakin ve dinliğe bırakırdı gamzene yayılan tebessümü gördükçe. Sen gitmezden evvel.

Bir tekne duruyordu o gün  karşımızda “bulut” isminde. Hatırlar mısın? Göğün tüm ağırlığını üzerine almış gibi selamlıyordu bizi. Adını fısıldıyorum usulca, denizin dalgasına seni anlatıyorum. Her şeyden habersiz yaşayıp gidiyorsun sen o sıra.

Mimar Sinan köprüsünün karşısında bi bankta oturan iki yabancı gibiydik şimdi. Elinde o güne dair bir resim hatırası olmayan, zihinde sadece bulanık anılara sahip. Geride bir kırmızı defter senden kalacak olan,  birde bu mektup olacak arada sızlatan içimi.

Sevgili ; gelişin ve gidişin aynı baharın sesi.

Bir veda değil bu , bankın üstüne bırakılıp gidilecek mektubun  başka hikayelere karışacak olmasıydı sen bilmezden evvel…