Alman Çevirmenler Birliği Üyesi Ritzauer, Ankara'da Sanatseverlerle Buluştu

Şub 16, 2026 - 12:00
 0  0
Alman Çevirmenler Birliği Üyesi Ritzauer, Ankara'da Sanatseverlerle Buluştu

Alman Çevirmenler Birliği üyesi fotoğraf sanatçısı Aysen Ritzauer, 14 Şubat Cumartesi günü Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) bünyesinde düzenlenen etkinlikte sanatseverlerle bir araya geldi. "Sözün Değişimi / Metamorphosis of the Word – Köln’den Ankara’ya Bir Yolculuk" başlıklı etkinlik, edebiyat ile fotoğraf arasındaki disiplinlerarası bağı ön plana çıkardı.

AFSAD Başkanı Burcu Vardar’ın açılış konuşmasıyla başlayan program, Ritzauer’in Bilge Karasu’nun "Gece" romanından yaptığı çarpıcı bir alıntıyla devam etti. Sanatçı, romanın karanlık atmosferini ve dilin varoluşsal gücünü fotoğraf aracılığıyla yeniden yorumladığını belirtti. 1985 yılında ilk baskısı yapılan ve Pegasus Ödülü’ne layık görülen Karasu’nun bu eseri, Ritzauer’in Köln Akademisi’nde fotoğraf üzerine eğitim alırken diploma projesine de ilham kaynağı oldu.

Ritzauer, yaşam yolculuğunun Trabzon’da başlayıp Ankara, İstanbul ve sonrasında Almanya’ya uzandığını anlattı. 1968 yılında Prof. Dr. Ioanna Kuçuradi önderliğinde kurulan bölümde, Bilge Karasu, Prof. Dr. Sıtki Erinç, Prof. Dr. Saffet Babür, Prof. Dr. Kurtuluş Dinçer, Prof. Dr. Abdullah Kaygu, Prof. Dr. Cemal Güzel ve Prof. Dr. Harun Tepe gibi değerli hocalar ve filozoflardan dersler aldığını dile getirdi. Karasu’nun aynı zamanda yetenekli bir piyanist ve çevirmen olduğuna dikkat çeken Ritzauer, onun her zaman bir edebiyat insanı olarak özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’ndeki eğitiminin düşünsel altyapısını şekillendirdiğini, 1993 yılında Almanya’ya göç ettikten sonra Köln Üniversitesi’nde eğitimine devam ettiğini belirtti. 2004 yılından bu yana Alman Çevirmenler Birliği’nde tam üye olarak Türkçe, Almanca ve İngilizce dillerinde edebiyat çevirileri gerçekleştirdiğini ifade etti.

Fotoğrafa yaklaşımında “Kafkaesk” ve şiirsel anlatımın ön planda olduğunu belirten Ritzauer, “Gece” romanına odaklanmasının nedenini Franz Kafka’nın “Dava” romanındaki absürt ve karanlık atmosfer ile Karasu’nun romanındaki distopik anlatım arasındaki paralelliklerle açıkladı. Kafka’nın “Dava”yı yazdığı tarihsel dönem olan Birinci Dünya Savaşı atmosferi ile “Gece”nin yazıldığı 1970’li yılların Türkiye’si arasında bir bağ kurulabileceğini belirtti. Sanatçı, Ankara ve Köln arasında kurduğu görsel köprüyü “iki şehir, iki hafıza ve tek bir dil arayışı” olarak tanımladı.

Haber Merkezi Bu profilde yer alan içerikler, yapay zekâ destekli otomasyon sistemleri aracılığıyla oluşturulmakta ve yayımlanmaktadır. Yayınlanan haber ve metinler bilgilendirme amacı taşımakta olup; doğruluk, güncellik, eksiksizlik ve üçüncü taraf hakları açısından mutlak garanti verilmemektedir. İçeriklerin kullanımından doğabilecek doğrudan veya dolaylı zararlardan platform sorumlu tutulamaz. Olası hata, ihlal veya intihal iddialarına ilişkin bildirimler İletişim bölümümüz üzerinden değerlendirilmektedir.