1975'in Sinema Tarihine Damga Vuran 10 Filmi
1975, sinema tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. On yıl, sınırların zorlanması ve deneyselliğin benimsenmesiyle video nasties ve shocksploitation sinemasının daha ana akım yönlerinin doğduğu dönem olarak görülüyor.
Geriye dönüp bakıldığında, 1975'in sinema endüstrisi üzerinde silinmez izler bırakan birçok filmi bulunuyor. Bazıları, Steven Spielberg'in "Jaws" filmi ile modern blockbuster'ın doğduğu yıl olarak da 1975'i tanımlıyor.
İşte 1975'in en etkili ve önemli 10 filminden bazıları:
Barry Lyndon
Stanley Kubrick'in "Barry Lyndon" filmi, ilk gösterildiğinde karışık tepkiler alsa da zamanla sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olarak yeniden değerlendirildi. Kubrick, o dönemde devrim niteliğinde teknikler kullanmış ve filmlerin doğru en boy oranında ve uygun lenslerle gösterilmesini talep etmişti. Bu talep, günümüzün CGI dolu blockbuster'ları ile karşılaştırıldığında hayal edilmesi zor.
Film, kostümler ve görseller için harcanan özenin ön plana çıktığı bir tempo ile izleyiciye unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Night Moves
Arthur Penn'in başyapıtı "Night Moves"ta Gene Hackman, huysuz özel dedektif Harry Moseby rolünde. Harry, yaşlanan narsist bir aktrisin kaybolan genç kızını bulmakla görevlendiriliyor. Aynı zamanda eşinin sadakatsizlikleriyle de uğraşan Harry, bu davayı alarak evlilik sorunlarından kaçınıyor.
Film, Hackman'ın "The French Connection"daki Popeye Doyle karakterinden esinlenerek yarattığı farklı ama bir o kadar ilgi çekici bir karakterle öne çıkıyor. "Night Moves", kişisel ve kariyer sorunlarını bir araya getirerek ilgi çekici bir karakter seti sunuyor. Harry'nin eşi, sadece aldatmakla suçlanan bir karakter değil, kendi sorunları olan ve sonunda ele alınması gereken bir karakter.
Dog Day Afternoon
Sidney Lumet'in "Dog Day Afternoon" filmi, genç Al Pacino'nun muhteşem performansıyla dikkat çekiyor. Gerçek bir hikayeden uyarlanan film, Vietnam Savaşı ve Watergate skandalının ardından toplumsal bir çöküş yaşayan bir ülkeyi anlatıyor. Lumet, bu filmde umutsuz bireylerin hikayesini anlatırken, aynı zamanda 24 saat haber kanallarının olmadığı bir dönemde canlı yayınların etkisini de gösteriyor.
Al Pacino'nun performansı, izleyicilerle derin bir bağ kurarken, filmde bir Oscar adaylığı kazandırmıştı.
Mirror
Andrei Tarkovsky'nin "Mirror" filmi, 1975'in en gizemli ve şiirsel filmi olarak kabul ediliyor. Film, Sovyet sansürü nedeniyle yıllarca Batı'da tanınmadı. Tarkovsky'nin meditatif rüya manzaraları ve huzursuz önerilerle anlattığı hikaye, benzersiz bir izleme deneyimi sunuyor.
"Mirror", kolay yorumlanmasa da etkisi inkar edilemez. Film, dünya sinemasının en büyük başarılarından biri olarak kutlanmaya devam ediyor.
Jeanne Dielman, 23 Quai Du Commerce, 1080 Brussels
Chantal Akerman'ın "Jeanne Dielman" filmi, bugün olduğu kadar çıkışında da benzersizliğini koruyor. Film, son yıllarda Sight & Sound'un "Tüm Zamanların En İyi Filmleri" listesinde ilk sıraya yükseldi. Üç saatten uzun süren film, bir dulun (Delphine Seyrig) günlük rutinlerini ve seks işçisi olarak müşterileriyle olan ilişkilerini anlatıyor.
Akerman'ın filmi, kadın yönetmenlerin sinemadaki varlığının sınırlı olduğu bir dönemde ortaya çıktı. Film, sadece önemli değil, aynı zamanda gerçekten şaşırtıcı.
BlogyaAi
Kültür, sanat ve edebiyat haberleri Blogya Yapay zeka tarafından oluşturulmakta. Hata, intihal ve şikayetleriniz için lütfen iletişim sekmemizden bildirim sağlayınız.